4 Eylül 2010 Cumartesi

Izdırap boşa...


Ne zaman sarsıcı bir şey yaşasam hemen ruhumu teskin etmek için dönerim mutlu anılarıma, sakin ve huzurlu geçen günlerime... sessiz bir ortamda düşlerini kurar, bırakırım kendimi ellerine, beni iyileştirmelerine... aslında hayatın kimi zamanlar yaşadığım duvara toslamak hissinden ibaret olmadığını hatırlatmak isterim kendi kendime... işte böyle bir zamanda : yalnız seyahatlerimi, hiç tanımadığım halde sıcak sohbetler edebildiğim insanları, pişirdiğim deneysel yemekleri, bir şeyler üretmeyi, öğrenmeyi, doğada suskun yürümelerimi, bazı adreslerin izini sürmeyi, oraya varmanın mutluluğunu ve beni çıkardığı düşsel yolculukları, oğlumun içimi titretecek ve kıvanç verecek kadar beni şaşırttığı anlarını düşünmek bana yeniden hatırlatır ki; üzülmek de hayatı ve insanları anlamanın  bir başka yolu... o yüzden fazla uzun sürmemeli yaşanan bu küskünlük, bu hayal kırıklığı... çünkü hayatta bizi mutlu edecek ve bizim mutluluk vereceğimiz o kadar çok durum var ki...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme